Bakan Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“30 Ağustos 1922 sabahını düşündüğümüzde gözümüzün önüne Anadolu’nun dört bir yanındaki şehirlerden, köylerden, hanelerden çıkıp aynı istikamete yürüyen gençler gelir. Evladını cepheye uğurlarken duasını da evladının ardına katan anneler gelir. Birbirini hiç tanımayan fakat aynı vatanın mesuliyetini omuzlarında taşıyan insanlar gelir. Dumlupınar’da kazanılan büyük zaferin üzerinden 104 yıl geçti. Bugünden o günlere baktığımızda askerî bir muvaffakiyetin yanında millet olmanın çok köklü bir hakikatini de görüyoruz: Bir milletin kuvveti, mensuplarının birbirine benzemesinden doğmaz, birbirinin kaderini kendi kaderinden ayrı görmemesinden doğar. Millî Mücadele’yi zafere ulaştıran müşterek ruhun mayasında bu anlayış vardır. Aynı toprağın emanetini taşıyan insanlar, memleketin herhangi bir köşesinde yaşanan acıyı kendi acısı, verilen mücadeleyi kendi mücadelesi, kazanılacak istikbali kendi evladının istikbali bildiler. 30 Ağustos, bu müşterek mesuliyetin tarihteki en büyük tecellilerinden biridir. Aradan geçen bir asır bize gösterdi ki bir vatanı korumak kadar o vatanın insanları arasındaki bağı korumak da büyük bir mesuliyettir.
ÖNÜMÜZDE ÇOK KIYMETLİ BİR İMKAN VAR
Milletimiz uzun yıllar boyunca terörün açtığı yaralarla sınandı. Evlatlarımızı şehit verdik, annelerimiz gözyaşı döktü, ocaklarımıza ateş düştü. Dün Dumlupınar’da vatan toprağımızı hedef alan işgal zihniyeti, bugün karşımıza başka biçimlerde çıkıyor. Terör de ülkemizin bütünlüğüne göz diken, milletimizin arasına sınırlar ve mesafeler koymayı amaçlayan bu karanlık zihniyetin tezahürlerinden biridir. Milletimizin feraseti, devletimizin kararlılığı ve asırlardır bizi bir arada tutan kardeşlik hukuku bu hesabı boşa çıkarmıştır. Bugün önümüzde çok kıymetli bir imkân bulunuyor. Millî dayanışmamızı ve toplumsal bütünlüğümüzü tahkim etmek üzere devletimizin ortaya koyduğu irade, yıllardır ödediğimiz bedellerin ardından çocuklarımıza bırakacağımız Türkiye üzerine yeniden ve daha güçlü biçimde düşünmemizi gerektiriyor. Geçmişimizin hiçbir acısını unutmayacağız. Aziz şehitlerimizin hatırasını daima başımızın üzerinde taşıyacağız. Milletimizin terörle mücadelede ödediği bedelleri evlatlarımıza aktaracağız. Hafızamızı korurken kardeşliğimizi büyütecek, yaşadığımız acılardan yeni ayrılıklar üretmek yerine müşterek geleceğimizi kuvvetlendireceğiz. Zira vatanı sevmek, o vatanın toprağına duyulan muhabbet kadar üzerinde birlikte yaşadığımız insanların hukukunu kendi hukukumuz kadar aziz bilmeyi de gerektirir.
YARININ TÜRKİYE’SİNİ BİRLİKTE KURACAKLAR
Bu hakikatin maarif dünyamızdaki karşılığı ise bugün aynı sıraları paylaşan çocuklarımızda şekilleniyor. Bugün sınıflarımızda yan yana oturan milyonlarca çocuğumuz, yarının Türkiye’sini birlikte kuracak. Onların birbirine nasıl baktığı, birbirinin sevincine ve acısına ne ölçüde ortak olduğu, farklılıklarını hangi ahlak içinde taşıdığı, gelecekte nasıl bir toplum olacağımızı da belirleyecek. Dolayısıyla çocuklarımıza 30 Ağustos’u anlatırken zaferin tarihini, o zaferi mümkün kılan insanlık hâliyle birlikte aktarmalıyız. Bir milletin en zor zamanında nasıl birbirine yaslandığını, ortak bir emanet karşısında nasıl kenetlendiğini, vatanın herhangi bir evladının derdini kendi derdi bildiğini öğretmeliyiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle eğitimi; insanın kendisine, ailesine, milletine ve bütün insanlığa karşı taşıdığı sorumluluğun idrakine vardığı bir terbiye süreci olarak ele alıyoruz. Maarif anlayışımızın merkezindeki insan tasavvuru da böyle bir mesuliyet şuurundan beslenmektedir. Evlatlarımızın kendi tarihini bilen, vatanına muhabbet duyan, milletine aidiyet hisseden; beraber yaşadığı insanın haysiyetini, hakkını ve hukukunu gözeten şahsiyetler olarak yetişmesini arzu ediyoruz. Bizim için millî şuur, insanı kendi toplumuna karşı daha mesul kılan bir ahlakın adıdır. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miraslardan biri, birbirinden kopmayan, birbirinden vazgeçmeyen ve hiçbir ferdini müşterek geleceğinin dışında bırakmayan bir Türkiye’dir.
ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
104 yıl önce Dumlupınar’da omuz omuza verilen mücadelenin emaneti bugün bizim ellerimizdedir. Bize düşen, bu emaneti birbirimizin hukukunu koruyarak, kardeşliğimizi tahkim ederek ve çocuklarımızın geleceğini huzur içinde kurarak taşımaktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’mizin bütün kahramanlarını, vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.”
The post Bakan Tekin’den 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı first appeared on .