Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da gerçekleştirilen 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, son yıllarda meydana gelen savaşlar ve çatışmaların enerji tesisleri ile altyapıyı ana hedef haline getirdiğini ifade etti.
Uluslararası işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Umuyorum ki, önümüzdeki yıl bu durum daha kötüye gitmesin. Çünkü enerji sektörü her yıl farklı zorluklarla karşılaşmakta.” şeklinde konuştu.
Bayraktar, dünya petrolünün neredeyse yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda geçişlerin kesildiğini ve günlük tanker ücretlerinin 30 bin dolardan 1 milyon doları aştığını belirterek, “Bildiğimiz her şey değişmiş durumda; dünya zor bir dönemden geçiyor.” dedi.
Krizin anlık ve hızlı bir çözümünün olmadığını dile getiren Bayraktar, enerji sektöründe 10-15 yıl önce atılan adımların sonuçlarının bugün net bir şekilde görüldüğünü aktardı.

Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikasında çeşitliliğin stratejik önemine dikkat çekerek, “Türkiye, enerji alanındaki dış bağımlılığını azaltmak için yerel kaynaklarına yöneldi. Aynı zamanda çok önemli çeşitlendirme stratejileri izledi.” değerlendirmesinde bulundu.
TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı’nın önemi üzerinde duran Bayraktar, İstanbul’un da içinde bulunduğu Trakya bölgesine doğal gazın daha önce Ukrayna, Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden ulaştığını, 2020’den itibaren TürkAkım aracılığıyla doğrudan alındığını söyledi.
Bayraktar, “Yaptığımız çeşitlendirme adımları sayesinde Türkiye, şubattan itibaren yaşanan büyük petrol ve arz krizine rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadı. Elbette fiyatlardan biz de etkileniyoruz. Uyguladığımız destek programlarıyla vatandaşlarımızı korumaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Enerji alanında daha yoğun işbirliği gerekliliğine değinen Bayraktar, “Çünkü enerji sektörü birçok zorluktan geçiyor; aynı anda birkaç sorunla karşılaşıyoruz. Birçok şey bir arada oluyor. Çok kısa süre içinde ardışık şoklarla karşılaşıyoruz. Bu durum aslında özellikle Türkiye olarak enerji piyasalarımızın ne kadar dayanıklı olduğunu gösteriyor.” dedi.
“BÜTÜNCÜL VE KAPSAMLI BİR ENERJİ STRATEJİSİ”
Bayraktar, Türkiye’nin bütüncül ve kapsamlı bir enerji stratejisi izlediğini belirterek artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yerli kaynakların geliştirilmesi, tedarik çeşitliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ile enerji verimliliği ve nükleer enerjiyi içeren stratejiyi açıkladı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) gün itibarıyla günde 300 bin varil petrol ve gaz üreten bir şirket haline geldiğini aktaran Bayraktar, “2028’de üretimi 550-600 bin varile çıkaracağız. Amaç günde 1 milyon varil üretime ulaşmak.” dedi.
Yeni ortaklıklar veya satın almaların gündeme gelebileceğine dikkat çeken Bayraktar; “Yıl bitmeden yeni haberler alabiliriz. Şirket satın alabiliriz; ortaklıklar kuruyoruz ve devam edeceğiz. Yeni sahalar veya yeni ülkeler olabilir. Bu şekilde günde 1 milyon varil hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz.” bilgisini paylaştı.
“2027’DEN İTİBAREN AKKUYU ELEKTRİĞİNİ KULLANACAĞIZ”
Bayraktar, Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı her beş yılda bir yenilediklerini hatırlatarak,“Yapay zeka çağına hazırlık yapmalıyız. 5 Kasım’da Dolmabahçe’de bunu açıklayacağız. Milli Enerji 2040 Vizyonu’nun merkezinde elektrifikasyon olacak. Türkiye ekonomisinin tüm alanlarında elektriğin daha yoğun kullanılacağı bir döneme giriyoruz.” şeklinde konuştu.
Nükleer enerjinin Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Bayraktar; “Eğer Türkiye iklim değişikliğiyle mücadele edecekse binalardan tarıma kadar her alanın elektrifikasyonu için kesinlikle nükleer enerjiye sahip olmamız gerekiyor.” dedi.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) sona gelindiğini belirten Bayraktar,“Akkuyu’da yoğun test süreçleri devam ediyor. Nükleer güvenlik nedeniyle uluslararası sözleşmelere bağlı olarak çok özel tedbirler alındı ve hiçbir durumda şansa bırakılmadı. Önümüzdeki birkaç hafta içinde ilk nükleer yakıtın yüklenmesiyle Akkuyu’nun fiziksel açılışını hedefliyoruz. 2027’den itibaren sistemimizde Akkuyu elektriğini kullanacağız.” ifadelerini kullandı.
COP31’DE “KONUŞMADAN AKSİYONA GEÇME” MOTTOSU
Bayraktar ayrıca Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), iklim değişikliği ile global ısınmaya karşı yürütülen ortak mücadelenin önemli bir platformu olacağını belirtti ve toplantıya birçok devlet başkanı ile sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılacağını ifade etti.
Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede sürekli yeni hedeflerin belirlendiğini ancak önceki hedeflere ulaşılamadığını belirten Bayraktar; Türkiye’nin COP31’de “konuşmadan aksiyona geçme” mottosunu öne çıkaran bir program oluşturduğunu kaydetti.

Bayraktar ayrıca Türkiye’nin elektrifikasyon yaklaşımını dünyaya önerdiklerini belirterek; “Mutabakat sağlanırsa ‘2035’te yüzde 35’lik elektrifikasyon’ hedefi COP31’in en önemli çıktısı olacaktır. Umuyorum ki dünyaya çok önemli bir mesaj veririz ve sadece mesaj vermekle kalmayıp ardından bu anlamda harekete geçirebiliriz.” dedi.
Savaşların sürdüğü ve enerjiye erişimin kısıtlandığı bu dönemde Türkiye’nin en zor COP toplantılarından birine ev sahipliği yapacağını dile getiren Bayraktar; ülkelerin enerjiye erişim sorunlarıyla karşılaştığı bu ortamda yeşil enerjiye geçişin kolay olmadığını ifade etti.
ENERJİDE DESTEK DEVAM EDECEK
Bakan Bayraktar ayrıca vatandaşları enerji fiyatlarındaki artışlardan korumak amacıyla uygulanan desteklerin sürdüğünü vurgulayarak; “2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz için sağlanan toplam desteğin yaklaşık 75 milyar dolara ulaştığını” söyledi.
Bütçede enerji destekleri için toplamda 600 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldığını kaydeden Bayraktar,”Hanehalkına yönelik elektrik ve doğal gaz desteğine devam edeceğiz. Şubat’taki kriz sonrası Eşel Mobil sistemiyle akaryakıtta maliyet tarafında Hazine önemli bir vergiden vazgeçti; yaklaşık olarak 250 milyar lira tutarında vergiden feragat etmiş olduk.” ifadelerini kullandı.
Bu desteklerle mümkün olan en fazla sayıda vatandaşı korumayı amaçladıklarını ekledi.
Türkiye’nin enerji ticaret merkezi olma hedefine yönelik altyapısını geliştirdiğini anlatan Bayraktar; yıllık ortalama 55-60 milyar metreküp doğal gaz tüketen ülkenin bu yıl itibarıyla toplamda 13 ülkeden gaz tedarik ettiğini ifade etti.
Bunun yanı sıra Türkiye’nin doğal gaz ihraç eden ülke konumuna geldiğine dikkat çeken Bakan Bayraktar; Avrupa Birliği’nin Rus gazıyla ilgili kararlarının ardından alternatif oluşturabileceğinin altını çizdi.
Ayrıca yerli kömür santrallerine desteğin süreceğini belirten Bayraktar; kömür sektöründeki istihdam için adil dönüşüm planlamalarının yapılması gerektiğini de kaydetti.